Milli Eğitim Bakanlığı, geçtiğimiz hafta sendikalardan yeni ÖMK ile ilgili görüş talep etmişti. Anadolu Eğitim Sendikası da Öğretmenlik Meslek Kanunu ile ilgili taleplerini Milli Eğitim Bakanlığı’na iletti. Talepler arasında öğretmenlerin bu yıl çokça talep ettiği 24 Kasım Öğretmenler günü ikramiyesi ve ek ders ücretlerinin %100 arttırılması da yer aldı.

Anadolu Eğitim Sendikası’nın MEB'e ilettiği ÖMK talepleri tam metin:

657 sayılı Devlet memurları kanunundaki haklar aynen korunmalıdır.

1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunundaki genel amaçlar korunmalıdır.

Bu kanun öğretmenlerin yetiştirilme, atama, yer değiştirme, görevde yükselme, eğitim, sosyal, ekonomik ve özlük haklarıyla, dayanışmalarına ilişkin düzenlemeleri kapsamalıdır.

Öğretmenler arasında ücretli, geçici, sözleşmeli, kadrolu ayrımı olmamalı; tüm öğretmenler kadrolu olmalıdır.

Göreve başlama ve görevde yükselmelerde sözlü sınav(mülakat) kaldırılmalıdır. Ehliyet ve liyakat dikkate alınmalıdır.

Öğretmenlerin mesai dışındaki eğitim, eğitime hazırlık, sınav, ders görevleri vb. görevleri isteğe bağlı ve ücretli olarak gördürülmelidir.

Yoğun hazırlık, emek ve sabır gerektiren öğretmenlik mesleği, birçoklarının sandığı gibi yalnızca sınıfta ve yılda 9-10 ay yapılan yarı zamanlı bir iş değildir. 10 yıl ve üzeri kıdemde öğretmenlerin yarıdan fazlasında pek çok hastalığın kronikleşmesi tesadüf değildir. Öğretmenlik; sorumluluğu kadar emeği de yoğun bir uzmanlık alanıdır, ihtisas mesleğidir.

Öğretmenlik mesleği kutsal bir meslek olmanın yanında yoğun emek harcanan, bedenen ve zihinsel olarak yorucu mesleklerin başında gelmektedir. Tüm bu nedenlerle öğretmenlere 4 yıla 1 olacak şekilde yıpranma payı verilmelidir...

Aylık karşılığı okutulacak zorunlu ders saatlerindeki adaletsizlik giderilmeli ve tüm branşlar 15 saat üzerinden değerlendirilmelidir.

Öğretmen ve idareci maaşlarında çalışma bölgesi ve kurum bazında hizmet güçlüğü tazminatı tanımlanmalıdır.

Çalışma güçlüğü olan okullarımıza tazminat verilmelidir. Sendikamız çalışma bölgelerinin hatta eğitim kurumlarının tek tek çalışma güçlüğü bakımından derecelendirilmesi, bu derecelendirmenin her yıl güncellenmesi gerektiğini savunur. Tazminatlar da bu şekilde güncellenerek bu bölgelerde istekli çalışmayı esas alır. Bölge ve kurum puanı belirlenirken mahalli idareler, okul aile, veli birlikleri, sendikalar da il idare kurullarında temsil edilmelidir. 3 yıl üst üste çalışma koşulları daha iyiye doğru evrilmeyen kurumların durumu, ihtiyaçları sorgulanmalıdır. Mahrumiyet Ödeneği ve Zorunlu Bölge Tazminatı sığınmacı öğrenci ağırlıklı sınıfların öğretmenleri de bu kapsama alınmalıdır.

Öğretmen yetiştirme detaylı olarak ele alınmalı; ortaöğretimden itibaren mesleğe yönlendirilmeli ve Anadolu Öğretmen Liseleri tekrar açılmalıdır. Eğitim fakültelerinde ihtiyaç kadar öğretmen adayı alınmalı ve mezun olduktan sonra yıllarca atama beklememelidir. Eğitim fakültesi dışındaki bölüm mezunları öğretmen olmamalıdır.

Eğitim Fakültelerine girebilmek için başarı sıralaması yukarıya çekilmeli, ülke genelinde ilk 100 bine giren öğrencilerimiz eğitim fakültesine girebilmelidir.

Atama ve yer değiştirmelerde takvim ve periyot önceden belirtilmedir. Asıl olan özür grubu hariç tüm atama ve yer değiştirmelerin öğretim yılı sonunda, tatil döneminde yapılmasıdır. Bundan önce yapılmış ara dönem atamaların muhataplarını kapsayacak şubat dönemi tayinlerine kazanılmış hak kapsamında izin verilmelidir. Buçuklu çalışma süreleri yerine tam çalışma yılları tanımlanarak eski dönem kargaşası azaltılarak bitirilmelidir. Aile birliği, sağlık ve özel / olağanüstü haller kapsamında tayinler bu sınırlamanın dışında tutulur.

Eğitim çalışanlarının okul öncesi eğitim çağındaki çocukları için yeterli okul öncesi eğitim kurumu olmalı ve eğitim çalışanları bu kurumlardan ücretsiz yararlanmalıdır.

Ödüllendirmelerde objektif kriterler dikkate alınmalı, alanında ekstra çalışma yapan öğretmenlerimiz ödüllendirilmeli.

Ek ders ücretleri katsayısı en az %100 artırılmalı ve vergiden muaf olmalıdır.

Her eğitim öğretim başında verilen hazırlık ödeneği bir maaş tutarında tüm eğitim çalışanlarına verilmelidir.

24 Kasım’da öğretmenlerimize bir maaş ikramiye verilmelidir.

Okul sendika temsilcilerinin okul yönetiminde söz sahibi olmaları ve yönetime katkı sağlayabilmeleri için düzenlemeler yapılmalıdır.

Hizmetiçi eğitimi gerekçe ve içeriğinde mutlaka “öğretmenin ihtiyacı ve talebi” gözetilmelidir. Gereksiz ve göstermelik hizmetiçi eğitimler kaldırılmalıdır. İhtiyaç olan eğitimlerin hangi kurumlar tarafından nasıl verileceği kadar neye ihtiyaç duyulduğunun doğru tespiti de önemlidir. Eğitim verecek kurumlara sendikalar, konular içine sendikal haklar eklenmelidir.

Bir çok farklı statüde çalışan öğretmenleri bir de uzman-başöğretmen diye ayırmaya gerek yoktur. Öğretmen tek statüde KADROLU öğretmen olarak görev yapmalıdır. Mesleğimiz özünde ve yasal zeminde bir kariyer ve uzmanlık gerektirmektedir. Bu konuda unvanlara gerek duyulmaksızın çalışılan süre kıstas alınmalıdır. Lisansüstü bir eğitimi başarıyla tamamlamış öğretmenler için beklemeksizin uzmanlık için öngörülen tazminat verilmelidir. Lisansüstü eğitimin özendirilmesi, kolaylaştırılması ve desteklenmesinin önemi büyüktür.

Öncelikle en düşük memur maaşının öğretmen maaşı olduğu günümüzde öğretmenlerin ücretleri diğer memurlardan ayrıca artırılmalı, öğretmenlikte 5 yılı dolduranlar uzmanlık, 15 yılı dolduranlar ise başöğretmenlik için öngörülen tazminatlardan yararlanmalıdır.

Öğretmenlik mesleğinin bir ihtisas mesleği olduğu düşünüldüğünde öğretmenlerin ayrı bir unvana ihtiyaçları yoktur. Unvana gerek duyulmadan, gerek öğretmenler odasında gerekse veli ve öğrenci gözünde ayrıma gerek duyulmadan sadece tazminatların verilmesi öğretmenler için yeterlidir.

Bakanlığımız personelinin akademik unvanlar alabilme ve kullanabilme olanakları için yasal düzenlemelere de ayrıca ve acilen ihtiyaç vardır.